Bir şirketin tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinmiş olması, alacaklının her durumda alacağını kaybettiği anlamına gelmez.
Özellikle yabancı şirketlerin Türkiye'deki ticari ilişkilerinde sık karşılaşılan sorunlardan biri, borçlu Türk şirketinin borç ödenmeden önce tasfiye edilmesi ve ticaret sicilinden terkin edilmesidir.
Bu durumda temel soru şudur: Tasfiye edilmiş ve ticaret sicilinden silinmiş bir şirketten alacak nasıl tahsil edilir?
Türk Ticaret Kanunu bu durum için ek tasfiye ve şirketin yeniden tescili (ihya) mekanizmasını öngörmektedir.
Tasfiye Edilmiş Şirkete Dava Açılabilir mi?
Tasfiyenin tamamlanması ve şirketin ticaret sicilinden silinmesiyle şirketin tüzel kişiliği sona erer. Ancak tasfiye tamamlandıktan sonra yapılması gereken ek işlemlerin bulunduğu ortaya çıkarsa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uygulanabilir.
TTK m. 547 uyarınca son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden şirketin ek tasfiye amacıyla yeniden tescilini talep edebilir.
Ek Tasfiye Nedir?
Ek tasfiye, tasfiyesi tamamlanmış ve ticaret sicilinden silinmiş bir şirket bakımından sonradan yapılması zorunlu hale gelen işlemlerin tamamlanmasını sağlayan hukuki mekanizmadır.
Şirketin ödenmemiş borcunun bulunması, devam eden bir davanın mevcut olması, şirket malvarlığının sonradan ortaya çıkması veya tasfiye sırasında bir alacaklının talebinin dikkate alınmamış olması ek tasfiye ihtiyacını doğurabilir.
Mahkeme talebi haklı görürse şirketin ek tasfiye amacıyla yeniden tesciline karar verebilir ve son tasfiye memurunu veya başka bir kişiyi tasfiye memuru olarak atayabilir.
Tasfiye Memuru Alacağı Biliyorsa Ne Olur?
TTK m. 541 uyarınca şirket kayıtlarından veya diğer belgelerden alacaklı oldukları anlaşılan ve adresleri bilinen kişilere bildirim yapılması gerekir. Bilinen alacaklıların haklarının tasfiye sırasında korunması kanunun düzenlediği konulardan biridir.
Bu nedenle ihtarname, arabuluculuk dosyası, dava evrakı, sözleşme, fatura, banka transferi ve yazışmalar, tasfiye memurunun alacaktan haberdar olduğunu göstermek açısından önemli olabilir.
Şirket Dava Sırasında Tasfiye Edildiyse
Şirketin ticaret sicilinden silinmesi, alacağın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Somut olayın özelliklerine göre şirketin ihyası ve ek tasfiyesi için ayrı bir hukuki süreç yürütülmesi ve ardından esas alacağa ilişkin dava veya takip işlemlerine devam edilmesi gerekebilir.
Şirket İhya Edilirse Borç Otomatik Olarak Tahsil Edilir mi?
Hayır. Şirketin ihyası ile alacağın tahsili aynı hukuki işlem değildir. İhya ve ek tasfiye, şirketin gerekli işlemlerin yapılabilmesi amacıyla yeniden hukuki sürece dahil edilmesini sağlar. Alacağın varlığı ve miktarı ise ayrıca ispatlanmalıdır.
Yabancı Şirketlerin Türkiye'deki Alacaklarının Tahsili
Avrupa, Rusya, Çin veya diğer ülkelerde bulunan şirketlerin Türk şirketlerinden olan alacaklarında konu aynı zamanda uluslararası nitelik taşımaktadır. Sözleşmenin uygulanacak hukuku, yetkili mahkeme, tebligat, arabuluculuk, deliller ve daha sonra kararın icrası birlikte değerlendirilmelidir.
RT-Union | Türkiye'de Şirket İhyası ve Alacak Tahsili
RT-Union, yabancı şirketlerin Türkiye'deki ticari uyuşmazlıkları ve alacak tahsili süreçlerinde hukuki destek sağlamaktadır. Şirketin ticaret sicili ve tasfiye geçmişinin incelenmesi, TTK m. 547 kapsamında ihya şartlarının değerlendirilmesi, ek tasfiye davasının hazırlanması ve Türk mahkemelerinde temsil süreçlerini yürütüyoruz.
Borçlu şirketin ticaret sicilinden silinmiş olması her zaman alacağın sona erdiği anlamına gelmez.